romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Yüzde 30 ile yaşam mücadelesi

Ekonomide pembe tablolar çizerek sözde başarı devşirmeye kalkanların, enflasyonla mücadeleden büyümeye kadar tüketim ve talep odaklı bir eğilim olduğunu söylediği bir iklimin tam orta yerinde TÜİK verileri dahi gerçekleri ortaya koydu.

 

Zaten sokakla içli dışlı olan biz gazetecilerin farkında olduğu ve sık sık dile getirmeye çalışarak, durumu aktarmaya çalıştığı fakru zaruret halinin, bir talep ya da enflasyon yaratamayacağı fikri, ekonomi yönetimine çok ters geliyordu.

 

İşte son veri: TÜİK 2025 Hanehalkı Tüketim Harcaması İstatistikleri gösterdi ki, insanlar gelirlerinin yüzde 70’i ile gıda, barınma ve ulaşım harcaması yapıyor. Geriye kalan yüzde 30 ile de yaşam mücadelesi veriyor.

 

Genellikle harcama kalemleri arasında yüzde 40’ların üzerinde ağırlık teşkil eden gıdada ise ortaya çıkan dramatik düşüş, ulaştırma ve barınma maliyetlerini yönetemeyen insanların, boğazından kesmeye başladığını bize anlatıyor.

 

Son açıklanan verilere göre gelirler içerisindeki gıda harcaması payı 17,3’e kadar gerilemiş durumda. Bunun da nitelik ya da sağlık kaygısı yapılmadan harcandığını tahmin etmek için ise müneccim olmaya gerek yok.

 

Bu fotoğraf açlık seviyesinin altında yaşayan insanların, yoksulluk sınırının köşesine bile ulaşamayanların, hangi yoksunluk içinde çaresizce mücadele ettiklerini anlatmaya yetmiyor mu?

 

TÜİK verilerin de Türk-İş verilerinin de iyimser ve tabandan aldığı fiyatlarda görece durumu iyi göstermeye çalışan halinde bile dram ortaya çıkıyor. Bu fotoğraftan ne enflasyon artışı çıkar; ne de talep enflasyonu…

 

Elbette bu alana hizmet vermeye çalışan, kayıtlı ve nitelikli firmaların da haksız rekabetten iş hacmi düşüklüğüne, maliyetlerini yansıtamamaktan personel azaltımına kadar bir dizi sorunu önümüze koyduğunu tahmin edersiniz.

 

Peki üç kaleme yüzde 70 gelirini ayıran bir hane, geriye kalan yüzde 30 ile bırakın insani gelişmişlik seviyesinde yaşama kriterlerini, bir kenara koyun yoksulluk sınırına ulaşabilme becerisini, hangi ihtiyacını nasıl karşılayacak.

 

Bu tablo kredi ve kredi kartlarındaki batığın ve batık potansiyelinin de bir anlamda tercümesi niteliğini taşıyor. Ne yazık ki ekonomi yönetimi rakam tutturmak uğruna feda ettiği insanları ve reel sektör mensuplarını halen görmezden gelirken, sahte gündemlerin gölgesinde yoksunluk içinde yaşayan ve borçlarını ödemekte güçlük çeken insanların varlığı bir tokat gibi yüzümüze vuruyor.

 

Fakat bizim ekonomi yönetimi halen kendi oluşturduğu rakamların üzerinden başarı hikâyeleri yazmaya çalışırken, bir de insanların kendi gerçeklerine yabancılaşarak sorunları görmezden gelmesini talep ediyor. Sizce şu fotoğraftan istese bile bu sonuç çıkar mı? Sanmam…

 

cetinunsalan@yahoo.com

Bu yazı 121 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum