-
Çetin ÜNSALAN
Tarih: 02-09-2025 21:10:00
Güncelleme: 02-09-2025 21:10:00
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, kan kaybını durduracak bir çözüm bulunması çağrısını yaptı. Ekonomi yönetiminin üretimi ve ihracatı önceleyen politikalara dönmesi gerektiğini söyledi.
Doğru mu; evet… Fakat sanki her şey bir günde ortaya çıkmış gibi davranamazsınız. Bunu sadece TİM Başkanı için söylemiyorum. Reel sektör uzun zamandır büyük problemler yaşarken, yapısal sorunları hiçbir zaman gündeme gelmezken de sıkıntılar adım adım bizi buraya sürüklüyordu.
Tüm yaşananlara rağmen halen bazı temsilcileri üzerinden, enflasyondan ücretlendirme politikasına kadar yapılan bir dizi hatalı yaklaşımı alkışlayanlar var. Oysa üreten, hatta üretmekle kalmayıp, katma değer yakalayamayan hiçbir ekonominin sürdürülebilirliği yoktur.
Siz kronik sorunlar bağıra çağıra gelirken, sürecin Türk ekonomisini ve reel sektörünü çalışanıyla işvereniyle bu noktaya sürüklediğini görmezlikten gelirseniz, günün sonunda ortaya koyduğunuz feryat da çok anlamlı olmuyor.
Önce sıcak parayla, sonra ithalatla, ardından tüketimle, şimdi de maliyetlerle büyüyen bir ekonomi alkışlar ve gerçek sorunu ortaya koymaktan imtina ederseniz, bugün yaşadıklarımız sürpriz olmaktan da çıkar.
Sene 2007 ide sanırım. Birçok toplantıda reel sektörle sohbetlerimizde, ‘bu iş tatsız bir yere gidiyor, şimdi durumu anlatın’ dediğimizde, başını diğer tarafa çevirenler, en az ekonomi yönetimi kadar bu işin mimarlarıdır.
Sanayi, tarım ve işgücü envanterimizin yapılması gerektiğini TOBB – Hükümet Zirvesi’nde Ankara’da ne zaman karara bağlandı? Ocak 2003. Aradan geçen bunca yılda verilen teşviklerden, yürünen yola kadar büyük bir sis bulutunun içinde yürümekten çekinmediniz; şimdi iş dönmeyince mi konuşuyorsunuz?
Sahte bir enflasyon rakamı üzerinden insanların maaşı arttırılırken, üreticinin enflasyonu hokus pokus yok edilip, 100 puanın nereye gittiği belirsizliğini korurken, kur kaç olduğundan çok, gerçek değerinin konuşulması gereken ortamlarda susarken bu yumurtanın kapıya gelişine eşlik edilmedi mi?
Tarımdan sanayiye maliyetler artarken, verimsizlik alıp başını giderken, dünyada ekonomi değişirken, her artı bir dolara Cumhuriyet tarihinin rekoru nidaları atılırken susmak, bugün yaşananları elbette haksız çıkarmaz ama ekonomi tarihi önündeki sorumluluktan da kurtarmaz.
Türkiye’de çok uzun yıllardır üretim ekonomisi ile, rantiye ekonomisinin mücadelesi var. Ne yazık ki tercihler sürekli tüketimden ya da rantiyeden yana kullanıldı? Bugün çok mutlu olunan ve çıkıldığı için zafer ilan edilen KKM, ihracat gelirlerinin TL’ye dönüştürülüp kur riskinin reel sektöre devredilmesi başta olmak üzere, süreç içinde yapılan o kadar çok hata var ki, yaraya merhem sürülse, yeniden susulacak ve sorunun çözümü yine ötelenecek mi, ciddi bir merak içindeyim.
- KOBİ’lere yapay zekâ çağrısı
- Yeni bir ekonomik program talebi
- Savaşın maliyeti vatandaşa ihale
- Tefeci Hasan Amca’yı arar olduk
- Açlık sınırı 51 bin TL
- Kaynak değil, tercih meselesi
- Ekonomiyi kadınlar ve gençler kurtaracak
- Mücadele alanı pahalılık mı; rakam mı?
- Trump’lı ABD sınırda geziyor
- Kıskananlar kıskandırdı
- Elektrikte çarpıcı iddia
- Konuttan enerjiye hayal dünyası