-
Çetin ÜNSALAN
Tarih: 12-07-2026 21:17:00
Güncelleme: 12-07-2026 21:17:00
Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre, Türk tüketicisi yurtdışından alışveriş yapıyor. Bir zamanlar kur nedeniyle ucuz kalan ülke, ne yazık ki artan TL maliyetler ve baskılanan kur nedeniyle zaten yurtdışı tüketici açısından cazibesini yitirdi.
Nitekim BKM verilerine baktığınızda da bunu net bir biçimde görüyorsunuz. Yabancı kartlarla Türkiye’den alışveriş sadece yüzde 18’de kalmış durumda. Yerli kartlarla yurtdışında yapılan harcamaların ise son bir yılda yüzde 67 arttığı görülüyor.
Yapılan harcamaların kompozisyona bakıldığı giyimden turizme kadar çok çeşitli ve rahatlıkla yurtiçinde karşılanabilecek ürün ve hizmet grupları olduğunu görüyorsunuz. Şimdi bu fotoğraf ilk planda özentilik olarak yorumlanabilir.
Fakat mesele öyle değil. Türkiye bırakın bu ülkede yaşayanları, dövizle gelip harcama yapanlar için bile çok pahalı bir ülke haline dönüştü. Üstelik burada da sanıldığı gibi fahiş kârlardan değil, fiyata yansıtılamayan maliyetler gerçeğine rağmen bir fiyat skalasından söz ediyoruz.
Ekonomik gücü yetmeyen çok büyük bir nüfusun zaten geçimle ilgili bir derdi var. Yani onun ne yurtiçinden ne de yurtdışından keyfe keder alışveriş yapabilecek bir durumu yok. İnsanlar kredi kartıyla ekmek almaya çalışıyor.
Ama iyi kötü bir geliri olan, başta beyaz yaka için de durum kontrolden çıktı. Çoğunun otomobil ya da konut gibi bir yatırım alanına yönelme şansı kalmadı. Çünkü burada artan fiyatlar, onların da gelir seviyesinin karşılayabileceği rakamların üzerine çıktı.
Ne yapıyorlar? Genellikle günlü restoranları doldurmayı tercih ediyorlar. Fakat internetin ve e-ticaretin öne çıktığını bir dünya gerçeği içinde, eğer alışveriş yapacaklarsa, sadece mağazalardaki ya da yurtiçindeki seçeneklerle sınırlı kalmıyorlar.
Dünyanın her yerinden alışveriş yapabilmenin mümkün olduğu bu çağda, doğal olarak ürün – fiyat dengesini gözeterek daha uygun fiyatlara istediklerine ulaşıyorlar. Bunu bir snopluk ya da özenti olarak nitelendirecek durumun çok ötesine düştük.
Dönemli vize veren Yunan adalarının tatile gidebilme kabiliyeti olan Türk vatandaşlarıyla dolu olmasını bu çerçeveden okumanız gerekir. Çünkü yurtiçinde yapacağı bir tatilin çok az fiyatına adalara ya da Mısır’a kaçabiliyorlar.
Turizmden örneklendirmeye devam edelim. Bugün için bile fiyat teklifi alarak bunun sağlamasını yapmak mümkün. Bizim segmentimizde ve bize denk destinasyonlardan biri olan İspanya’ya dönün ve teklif isteyin.
Fiyatların yarı yarıya daha aşağıda olduğunu göreceksiniz. Ki bu bize aslında kurun ne kadar baskılandığı hususunda da fikir veriyor. Türk kahvesi değil mi mesela? Bizim kültürümüz. 500 yıllık değerimiz.
Türkiye’de ortalama 120 – 170 TL segmentinde içtiğiniz Türk Kahvesi’ne mesela Makedonya’da 1 avroya ulaşabiliyorsunuz. Avro bazında ödeme yapsanız bile fiyat 54 TL. Yine İspanya örneğinde olduğu gibi buradan da kur sağlaması yapabilirsiniz.
Netice itibariyle eğer yerli kartlarla yurtdışından alışveriş yapılıyorsa, bunu alışveriş yapanları sorgulamak yerine, uyguladığınız ekonomi politikalarıyla değerlendirmeniz ve yaptıklarınız işe yaramadığını, aksine yerli tüketiciyi de kaybettiğimizi anlamanız gerekir.
Not: Minik bir mola… 17 Temmuz Cuma günü yeni yazımızda görüşe dek sevgi ve saygılar.
- Körfez seferi havası
- Cüzdandaki servet
- NATO gölgesinde ekonomi
- Çin, Almanya’yı sıkıştırırken…
- Dört başlık bir işlem
- Mutluluk bilmecesi
- Reel sektörün finans çağrısı
- Mütevazı aylık enflasyon yüzde 1,5
- Borç sarmalı önlemi
- 1 Temmuz yaklaşırken…
- Şimşek’in navigasyonu mu düzeldi?
- AB kapısında kaçan fırsat