içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Para sorunu bitiyor

Şu an piyasalarda sektörler üstü bir biçimde en büyük problem ne? Reel sektörün finansmana ulaşımındaki sorun ya da çok maliyetli hale gelen kredi kullanma mekanizması. İş burada da bitmiyor zaten nakit yönetimi, şirket kârda bile olsa yönetilmesi gereken en öncelikli konu haline dönüşmüş vaziyette.

 

Tüm bu gerçeklik ortadayken, şimdi bir de fon piyasasında yaşanan çapı piyasanın genelinin içinde az da olsa, ortadaki iddialar bakımından yıpratıcı hale dönüşen bir süreç içinde bulduk kendimizi.

 

Yani vatandaş yiyecek ekmek parasını bulamazken, reel sektör finansmana ulaşamazken, anlıyoruz ki, bazı yapılar manipülasyon iddiası gerçekse, olmadık işlere imza atmışlar ve elbette yine mağdur edilen küçük yatırımcı olmuş.

 

Öncelikle bu kişilerin içinde iddialardan yola çıkarsak açıklanmaya muhtaç başlıklar da var, paradan para kazanma sevdasıyla gözü dönenler de… Kim bunlar bilmiyoruz? Soruşturmaların sonucunda ortaya bir iddianame çıkacak ve sonra yargılama sürecinin ardından eğrisi doğrusu anlaşılacak.

 

Fakat hepsi bir kenara ülkeyi üretim ekosisteminin dışına taşıyarak, adeta bir rantiye ekonomisi haline dönüştüren ekonomi yönetimi çok mu masum: İşte bu sorunun da mutlaka davalardan bağımsız masaya yatırılması gerekiyor.

 

Konuyu dağıtmadan esas meseleye dönelim. Bunlar daha çok su kaldıracak mevzular. Finansa ulaşımla ilgili büyük açmazların yaşandığı ve nakit sıkıntısının had safhaya ulaştığı ülkemizde, fonlarla beraber yeni bir finans ihtiyacı daha ortaya çıktı.

 

Bunun üzerine Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yine sosyal medyadan, yine soru sorulmasına olanak tanımadan iletisini yaptı. Dedi ki: “Piyasanın ihtiyaç duyduğu likidite için gereken tedbirleri alacağız.”

 

Bu cümleyi duyan herkes eminim bir durdu. Çünkü normalde ifadenin devamının da gelmesi gerekiyor. Bugüne kadar reel sektörün tüm söylemlerinin enflasyonla mücadele adı altında göz ardı edildiği bir ortamda, konu finans piyasaları olunca bunun ifade edilmiş olması şaşkınlık yaratmış olabilir.

 

Ama bence şaşırmaya gerek yok; çünkü ortada bir ayrım yok. Zira aynı söylemleri zaman zaman reel sektör için de ortaya koyuyorlar. Ayrıca olası bir yeni sorun ihtimaline karşılık, fısıltısı gazetesi yerine bu açıklamanın yapılması da doğru.

 

Burada asıl mesele ifadenin kendisi değil. Sonrasındaki belirsizlik. Zira normal bir basın toplantısında sarf edilmiş olsa, orada bir gazeteci otomatikman, nasıl bir yöntem izlendiğine dair soru sorar. Bakan açıklar ya da bir yol haritası yoksa, bunun salt bir söylemden ibaret olduğu anlaşılır. Ama sosyal medyada paylaşınca böyle askıda cümle gibi bir fotoğraf ortaya çıkıyor.  Gereken tedbirler ne ve nasıl finanse edilmesi planlanıyor? Var mı yanıtı? Tabii ki yok. Çünkü bu sadece bir ileti. Zaten sorun da bu iletiler üzerinden ortaya konulan iletişimsizlik.

 

cetinunsalan@yahoo.com                   

Bu yazı 126 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum