romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort hava durumu

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

OVP öncesi tercih çıkışı

Türkiye eylül ayı itibariyle açıklanması planlanan Orta Vadeli Program’a hazırlanıyor. Öncelikle elbette bu kadar belirsizliğin ve öngörülemezliğin ortasında ortaya konulacak bir tablonun, gelecek adına okuma yapmanın önemli anahtarlarından biri olacağı kesin.

 

Çünkü o kadar kirli bilginin olduğu, zorlu ekonomik koşulların bel büktüğü bir ortamdayız ki, insanların buradan medet ummasının anlaşılabilir bir bakış açısı olduğunu söylemek durumundayız.

 

Fakat bu umut haklı bir beklenti mi, işte orası tartışılır. Zira bir programın sonuç verip vermeyeceğini anlamak için elbette içeriği kadar, onu oluşturan yapının da iradesinin önemli olduğunu söylemek gerekir.

 

Öncelikle bugüne kadar hedefini tutturmuş bir program var mı? Bu sorunun yanıtına bakmamız gerekir. Her seferinde üç yıllık hazırlanan, sonra her yıl revize olmayı aşıp, neredeyse yeniden yazılan ve günün sonunda hiçbir hedefine ulaşamazken, büyük sapmaların faturası ile ilgili bir hamle yapmayan yapının yapacağı açıklamanın tartışılır çok başlığı oluyor.

 

Neredeyse her program büyük maddi ve yol haritası sapmalarıyla önümüzde… Hatta sicil o kadar bozuk ki, Berat Albayrak’ın bakan olduğu dönemi hatırlayanlar bilecektir; imaj değişikliğine gidilerek, adına YEP, Yeni Ekonomi Programı adı verilen yeni bir yol haritası duyuruldu.

 

Elbette rasyonaliteye dayanmayan hiçbir hamle yaşayamayacağı gibi o da fiyaskoyla sonuçlandı ve tekrar OVP ismine dönüldü. Her seferinde dün yokmuş gibi davranıldığı, ne yapıp ne yapılmadığının çetelesi ortaya dökülmediği için, sanki her seferinde yeni bir yolculuk başlıyormuş gibi pazarlanan bir bakış açısına şahit oluyoruz.

 

Lakin bu açıklanacak programın diğerlerinden farklı bir özelliği var. Nedir o? Bu süreçte açıklanan verilerin hiçbiri gerçekliğe uymuyor. Ne iktisaden, ne de piyasanın gerçekleriyle uyuşmuyor.

 

Bu rakamlar ve veriler üzerinden kurgulanacak bir programın sapmasının, öncekilerden çok daha yüksek olacağı kanaati açık. Bir de buna çöken satın alma gücüyle kaybedilen iç piyasa, kur ve yükselen girdi maliyetleriyle mevzi kaybedilen dış piyasa koşulları eklendiğinde, riskin boyutu yükseliyor.

 

Rasyonellik adına rasyonellikten kopmuş ve temennilerle oluşturulan rakamlarla gerekçelendirilmiş bir yapı, gerçeklerden hızla uzaklaşma ihtimalini de beraberinde getiriyor. İş bununla da bitmiyor.

 

Neredeyse tamamen rantiye ekonomisine odaklanmış bir ekonomi yönetimi bakış açısının, içinde yazılanlar ne olursa olsun, icrada tercihini üretip ekonomisi ve aktörlerinden yana kullanmayacağı biliniyor.

 

Bu nedenle de zaten ihracatçılardan sanayicilere kadar herkes uyarılarını sıralıyor, ‘bıçak kemiğe dayandı’ tarzında ifadelerle durumun sürdürülemez olduğunun altını çizip, üretim ekonomisinden yana tavır konulmasının tercihten çıktığının, kaçınılmaz bir mecburiyet olduğunun anlaşılmasına çabalıyor.

 

Peki günün sonunda ne olacak? Yine süslü lafların gölgesinde, açıklamalardan anladığımız kadarıyla olan üretim ekonomisine olacak. Hem de onun adına hamle yapıyor görüntüsünün gölgesinde. Üzgünüm ama gerçek bu. Zira tavır, yaklaşım ve bakış açısı bu. O da değişmediğine göre…

 

cetinunsalan@yahoo.com

 

Bu yazı 143 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum