-
Çetin ÜNSALAN
Tarih: 30-07-2026 20:17:00
Güncelleme: 30-07-2026 20:26:00
Ülkede vatandaşa dair gündem ne kadar ciddiyetini yitirdi farkında mısınız? Meselenin ciddi, sıkıntılı, geçim probleminden borçluluğa kadar sorunlu yapısından bahsetmiyorum. Olayın ekonomi nezdinde yorumlanmasından söz ediyorum.
Ne enflasyon ile ilgili açmazların yarattığı bireylerden reel sektöre kadar büyük erimenin farkındalar; ne geçim sıkıntısının, ne yine tüketiciden özel sektöre kadar borç yükünün, döviz pozisyon açığının, ne ödemeler zincirinin kırıldığının, ne de insanların işsiz kaldığının…
Gerçi farkında mı değiller; umursamıyorlar mı; yoksa görmezden gelince geçeceğini mi düşünüyorlar tam karar veremedim. Çünkü bir konuda farklı düşünüyor olmanız, diğer görüşe de değer vermenizi gerektirir.
Şayet bunu yapmıyorsanız ya anlamakla ilgili bir güçlük çektiğiniz ya da görmezden gelerek umursamadığınız anlamını çıkar. Hangisini seçerseniz seçin, sonuçları itibariyle de, çözüme dair yolun kapatılması bakımından da büyük bir problem.
Son olarak işsizlik rakamını açıkladılar. Yüzde 7,6… Bir önceki ayın rakamını da geriye doğru revize ettiler. Bununla da yetinmediler atıl iş gücü olarak nitelendirilen ve aslında kelimenin tam anlamıyla işsiz sayılmayan insanları kapsayan oranı da yüzde 28’e düşürdüler.
Yüzde 32’den yüzde 28’e düşmüş bir rakam, ya o ülkede çok ciddi bir ölümü ya dış göçü gerektirir. Her ikisinin de olmadığını biliyoruz. Elbette üçüncü bir ihtimal daha var, o da reel sektörün istihdamı arttırarak burada bir hamle yapmış olmasının esiri diye düşünülebilir.
Biraz sokağa çıkan insan bunun mümkün olmadığını bilir. Sadece sokakta, caddede, esnaf ziyaretinden ya da bir tarlaya giderek insanların durumunu anlamaktan bahsediyorum. Ama yüzlerce korumayla gittiğiniz bir yerde gerçek görüşü duyabilme şansınız yok. Nitekim bundan da vazgeçtiler; hiç uğramıyorlar.
Fakat en azından iş dünyasının temsilcilerini ağırlıyorsunuz ya da toplantılarına gidiyorsunuz, burada da mı nabzı ölçemiyorsunuz? Basının karşısında, mikrofonun önünde yapılan konuşmalardan söz etmiyorum.
Aralarda yapılan sohbetlerde, insanların durumu anlatmasından bahsediyorum. Burada bile insanları dinlemiş olabileceğinize ya da reel sektörü temsil edenlerin, özel sohbetlerde bile durumu size aktarmaya çekindiklerine inanmak istemiyorum. Şayet böyleyse bu çekinmenin kaynağının da ekonomi yönetimi olduğunu rahatlıkla söylemek mümkün.
Yüzde 7,6 işsizlik açıklanıyor; ardından arka arkaya sosyal medya üzerinden değerlendirmeler paylaşılıyor. Üstelik ekonominin başındaki isimlerden söz ediyorum. O zaman da insanın aklına ya dalga geçiyorlar ya umursamıyorlar gibi bir fikir geliyor.
Çünkü ikisinden biri dışında seçenek olmadığını hepimiz biliyoruz. Reel sektör bırakın istihdam yaratmayı, mevcut istihdamını ayakta tutmak için büyük bir mücadele verirken, insanlara yeni iş alanları yarattığını düşünmek saflık olur.
Peki umursamıyorsunuz ya da başka bir niyetiniz var bilemiyorum. Ama şu sorunun yanıtını ne yapacağız? Sizin görmezden geldiğiniz bir işsizin durumu değişiyor mu? Hayır… Şayet bunun sonuçlarını da umursamıyorsanız, orada insanı unutan, reel sektörü umursamayan ve ekonominin nasıl düzeleceğine dair fikir bile yürütmeyen bir yetkili tablosu çıkar ki, bu sorunun kendisinden de problemli bir durum.
Bilgilendirme: Kısa bir tatil molası için sizden izin rica ediyorum. Yeni yazılarımızla 10 Ağustos Pazartesi günü görüşene dek kendinize iyi bakın.
- Sorun giderde değil, kumbarada
- Konağımız var
- Ticaret savaşında başa döndük
- Çıkmaz sokak
- Hesap hatası mı; spekülasyon mu?
- Gerçek turist yüzde 10’u bulmuyor
- Bölgesel asgari ücret ve angarya kriteri
- Politika faizinin hükmü kalmamışken
- Işınlanmaya kadar fakirleşmeye devam
- Para buluşması
- Snopluktan değil, fiyattan
- Körfez seferi havası