içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Dizel korkusu

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısının ardından aylar geçti. Başlangıçta Trump’ın bölgedeki diğer ülkelerle aynı sonucu alacağını umduğu, ama kadim özelliğe sahip ülkeleri tanımadan hareket ettiği bir kere daha ortaya çıktı.

 

Tüm bunları dünyaya saldığı gümrük vergileriyle finanse etmeye çalışan, orada da ABD hukukuna takılan, ama ısrarından vazgeçmeyen Amerikan yönetimi, Hürmüz faktörü de devreye girince tüm dünyaya enflasyon ihraç eden bir aktör haline dönüştü. Elbette kendisi de dahil.

 

Önce petrol ve LNG ile başlayan tedirginlik, acil durum stoklarını da tükettikten sonra, sürekli yukarı yönlü seyreden fiyatlar, kırılan tedarik zinciri, artan navlun maliyetleriyle birlikte lojistikten tarıma kadar her alanı vurdu.

 

İran’ın Hürmüz hamlesi belki zorlar ama tedarikte yüzde 20’lik payıyla yeterince işe yaramayabilirdi. Ama eş zamanlı olarak Rusya’nın da yaptırımlarla muhatap olduğu gerçeklik, işin boyutunu büyüttü ve yapılan hesaplar terse döndü.

 

Bugün başta gıda fiyatları olmak üzere tüm fiyatlar yukarı yönlü seyrediyor, petrol fiyatları üç hanelerde geziyor ve merkez bankaları faiz azaltım süreçlerinden yukarı yönlü enflasyon ve faiz arttırımları kulvarında debeleniyor.

 

Fakat sanıyorum son darbe dizelden yana oldu. Şimdi dünyanın gündeminde dizel fiyatları var. Bilhassa rafine ürünler üzerinden yaşanan problem, reel sektörün her aşamasını yakından ilgilendiren dizel fiyatlarını vurunca ve arz ile ilgili problemler baş gösterince, her ülkeden sert hamleler önümüze gelmeye başladı.

 

Rusya yaptırımlar tamamen sonlandırmadan kapıyı açmayacağını söylerken, ABD, Avrupa Birliği’ne dizel baskısı yapmaya eğilim gösterdi. Çin yakıt ihracatına yönelik kısıtlamalarıyla fitili daha çok ateşledi ve dizel fiyatları artık sadece dünyayı değil, akaryakıt fiyatları üzerinden ABD halkının da cebini vurmaya başladı.

 

Kasım ayında seçime gidecek ABD’de Trump’ın başı zaten dertte. Üstüne bir de bu eklenince, ergen seviyesinde açıklamaların ve hamlelerin ardı arkası kesilmez oldu. Ama şu bir gerçek ki, dizel korkusu dünyayı sararken, bunun ekonomiler üzerinden ağır hasar bırakan sonuçlarını hep birlikte yaşayacağız.

 

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da yaptığı açıklamada dizel fiyatlarının tüm dünyada enflasyonu yukarı doğru baskılayacağını en yetkin ağızdan dile getirerek, aslında yaşananla imzayı attı.

 

Tüm bu süreç nasıl sonuçlanacak hiç kimse bilemez. Ama uzlaşıcı olmayan tavırların öne çıktığı dünyada, ağır bir maliyet ödeneceğini tahmin etmek için müneccim olmaya da gerek yok.

 

Şüphesiz herkes gibi biz de bu gelişmelerden etkilendik. Benim anlamakta güçlük çektiğim tüm bunlar yaşanırken, sübvansiyonların azaltılıp, kademeli de olarak vergilerin arttırılması, zaten rekabet edemeyen bir ekonomide nasıl bir vizyonun ürünü? Garip ama ilginç.

 

cetinunsalan@yahoo.com                   

Bu yazı 138 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum