'Yüksek Seçim Kurulu'nun Hukuk Mahkemeleri'nin verdiği kararların temyiz merci olmadığı, her türlü izahtan varestedir'
Yüksek Seçim Kurulu (YSK),
CHP'nin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin
CHP 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin;
mutlak butlan kararına yaptığı itirazın reddinin, gerekçesini açıkladı.
Gerekçeli kararda;
ilgili mevzuata göre seçimlerin başlamasından bitimine kadar,
seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma,
seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili
bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve
Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevinin YSK'nın olduğu;
YSK kararları aleyhine, başka bir merciye başvurulamayacağı bildirildi.
Ayrıca,
Yargıtay Kanunu'na göre;
Yargıtay'ın, adliye mahkemelerince verilen ve
kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı
karar ve hükümlerin son inceleme mercii olduğu belirtilerek;
Anayasa ile bu kanun ve diğer kanunların hükümlerine göre görev yapan
bağımsız bir yüksek mahkeme olduğu vurgulandı.
Gerekçeli kararda;
CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen
yargı süreçlerinden bahsedildikten sonra
YSK'nın görev ve yetkilerine yer verildi.
Kararda,
"Siyasi partilerin seçimli kongrelerinde,
ilçe seçim kurulunun gözetim ve denetim görevi; seçime geçişle başlamakta ve
seçimlerin tutanağa bağlanması ve
yapılan itirazların, kesin karara bağlanması ile sona ermektedir.
Seçimli siyasi parti kongrelerinde,
ilçe seçim kurulu başkanının gözetim ve denetim görevi;
divanın işten el çekmesi anından itibaren başlamaktadır.
Seçim iş ve işlemlerine ilişkin tüm itirazların,
incelenip karara bağlanması;
ilçe seçim kurulu başkanının görevinde olup, seçim kurulu başkanı;
usulünce başvuru olduğunda,
kanunda belirtilen süre içinde vereceği kesin kararlarla,
itirazları çözmekle yükümlüdür.
Siyasi partilerin kongrelerinde gerçekleşen tüm sürecin değil;
genel merkez, il ve ilçe organları seçimleri ile
il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimlerinin
ilçe seçim kurulu başkanlarının denetiminde gerçekleştirileceği düzenlenmiştir.
Dolayısıyla;
siyasi partilerin kongrelerinde
yapılan organ seçimleri konusu dışında kalan;
gündem maddeleri, kararları ve kongrenin iptali istemli talepler de
seçim kurullarının görevi dışındadır" denildi.
Kararda ayrıca,
"2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 29 ve 121'inci maddeleri gereğince;
Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu hükümleri çerçevesinde,
maddi hukuk anlamındaki delillerin
değerlendirilmesini gerektirecek nitelikte olan iddiaların tespitine yönelik olarak;
seçim kurullarının, herhangi bir görev ve yetkisi bulunmamaktadır.
Anayasa ve kanunlarla verilen görev ve yetkilere göre;
seçim kurullarının,
kongreye katılacak parti üyelerini belirleyen listelerin onaylanması ve
benzeri sınırlı konular dışında;
'seçim günü öncesinde' gerçekleşen olaylarla ilgili olarak
yetkilendirilmediği hususu da izahtan varestedir.
Nitekim,
kurulumuzun konuya ilişkin olarak, istikrar kazanmış içtihatlarına göre,
seçim hakimi (ilçe seçim kurulu başkanı)
siyasi partilerin il ve ilçe organlarının seçimleri ve
büyük kongre delegelerinin seçimlerinde;
seçim günü, iş ve işlemleriyle ilgili;
sınırlı bir denetim ve gözetim faaliyeti gerçekleştirmektedir" ifadelerine yer verildi.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun
361 ve devamı maddelerine göre;
Bölge Adliye Mahkemeleri'nin verdiği kararların inceleme merciinin,
Yargıtay olduğu belirtilerek,
"Yüksek Seçim Kurulu'nun,
Hukuk Mahkemeleri'nin verdiği kararların temyiz merci olmadığı ise;
her türlü izahtan varestedir.
Başvuran tarafından;
21 Eylül 2025 tarihli
Cumhuriyet Halk Partisi 22'nci Olağanüstü Kurultayı'nda,
24 Eylül 2025 tarihli
Cumhuriyet Halk Partisi Olağanüstü İstanbul İl Kongresi'nde,
19 Ekim 2025 tarihli
Cumhuriyet Halk Partisi 39'uncu Olağan İstanbul İl Kongresi'nde ve
28-30 Kasım 2025 tarihli
Cumhuriyet Halk Partisi 39'uncu Olağan Kurultayı'nda yapılan seçimler ile
4-5 Kasım 2023 tarihli
Olağan Kurultay'da seçilen delegelerin delegelikleri,
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu uyarınca sona erdiğinden;
yeni delegeler tarafından yapılan kongrelerde,
il-ilçe seçim kurullarınca düzenlenen mazbataların geçerli olduğunun ve
bu kongre/kurultaylarda seçilenlerin görevlerine devam ettiğinin,
Yüksek Seçim Kurulu'nun;
Anayasa'nın 79'uncu maddesi uyarınca tam kanunsuzluk iddiasıyla,
Yüksek Seçim Kurulu'na itiraz edilmişse de
tam kanunsuzluk iddiaları ile kurulumuza gelen taleplerin,
kurulumuzca 'Tam kanunsuzluk' yoluyla yapılan incelemeleri,
il ve ilçe seçim kurulları tarafından alınan kararların denetimi ile sınırlı olup;
başvuran tarafından bu denetim yolu kullanılarak,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin
21 Mayıs 2026 tarih ve 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı kararın
denetlenmesinin istenildiği, oysa;
bu kararın, temyiz merciinin Yargıtay olduğu,
dolayısıyla; anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının,
seçim hukuku kapsamında;
Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi imkanı, bulunmamaktadır" denildi.
Tarih: 03-06-2026