romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

'Türk otomotiv tedarik sanayisi yeni projeler arayışı içinde'

'Türk otomotiv tedarik sanayisi yeni projeler arayışı içinde'

Yakup Birinci

 

 

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), Başkanı Yakup Birinci,

dünyada pazar dinamiklerinin değiştiğini;

büyümenin, doğu ve küresel güney pazarlarında yaşandığını kaydetti.

 

Batı pazarları, Japonya ve Kore’nin;
yeni araç satışları açısından, zirve otomobil dönemine ulaştığını veya

ulaşmak üzere olduğunu ifade eden Yakup Birinci,

“Küresel güney olarak adlandırılan bölge, 2040 yılına kadar;

küresel araç satış hacminin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturması,

batı pazarlarında ise; yeni araç satışlarının,

2025’e kıyasla; yüzde 3’e gerilemesi bekleniyor.

 

Hem Çinli tedarikçiler, hem de OEM’ler (orijinal ekipman üreticisi)

maliyet ve teknoloji uygulama hızında, rekabet avantajına sahip.

 

Çinli OEM’ler, E-Drive ünitesini;
Avrupalı rakiplerine oranla, yüzde 23 daha düşük maliyetle üretiyor.

Bu fark; batarya maliyetinde de yine Çinli markalar için

yüzde 21 avantaj olarak öne çıkıyor” dedi.

 

Çinli markaların,

hız ve verimlilikte önemli bir avantaja sahip olduklarını vurgulayan Yakup Birinci;
“Avrupa’da, 42 ile 63 ay arasında gerçekleştirilen araç geliştirme döngüsü;
Çinli markalar için yalnızca, 24-30 ay aralığında.

Bu da Çinli oyuncuların, geliştirme döngülerinin iki kat daha hızlı olduğu,

pazar değişikliklerine hızla yanıt verdikleri sonucunu; ortaya çıkarıyor.

 

Avrupalı markalar;

yılda 3 kez, havadan yazılım güncellemeleri yapabilirken;
Çinli markalarda bu, yılda 10’u buluyor.

Bu da Çinli oyuncuların;

geliştirme döngülerinin iki kat daha hızlı olduğu,

pazar değişikliklerine hızla yanıt verdikleri sonucunu; ortaya çıkarıyor.

Avrupalı tedarikçiler, daha hızlı tempoya uyum sağlayamıyor” diye konuştu.

 

Avrupa hafif araç üretiminin,

2017 yılından 2024 yılına kadar; yüzde 31’lik düşüş yaşadığını hatırlatan

TAYSAD Başkanı Yakup Birinci, şöyle devam etti:

 

“Üstelik, tahminlere göre;
2028 yılına kadar, üretimin yüzde 6 gerileme yaşaması bekleniyor.

Buna göre;
iş hacminin, yaklaşık yüzde 10 daralma seviyesinde istikrar kazandığı ve

ufukta sadece; zayıf toparlanma işaretleri olduğunu görüyoruz.

 

Benzer durum, gelir beklentilerinde de ortaya çıkıyor.

OEM’ler, içten yanmalı motor ürünleri için uzatılmış tedarik talep ederken;
aynı zamanda, bataryalı elektrikli araç siparişlerini de azaltıyor.

 

Dünya genelinde yıl sonu araç üretimi tahmini,

Ocak ayına göre; yüzde 2,9 artışla, 95 milyon 212 bin adede yükseldi.

Avrupa’da ise; yıl sonu tahmini, 17 milyon 476 bin adet seviyesinde.

Türkiye olarak;
yıl sonu araç üretim beklentimiz de 1 milyon 502 bin adet seviyesinde.

Ocak ayındaki tahminlere göre; yüzde 2,9’luk artış gözlemleniyor.”

 

Yakup Birinci, tüm bu küresel zorluklara rağmen;
Türkiye otomotiv tedarik sanayinin, ihracat gücünü koruduğuna da dikkat çekti.

 

Birinci,

“Otomotiv tedarik sanayi olarak;
2025 yılının ilk 11 ayında,

yaklaşık 14,47 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik.

2024 yılını ise; 13,74 milyar dolar seviyesinde kapatmıştık.

 

Bu artış;
küresel rekabetin ve dönüşüm baskısının yoğunlaştığı bir dönemde,

Türk tedarik sanayinin dayanıklılığını ve

uluslararası pazarlardaki konumunu koruduğunu, açıkça ortaya koyuyor” dedi.

 

Yılın son üye toplantısıyla birlikte, TAYSAD;
EY Parthenon iş birliği ile hazırlanan Rekabetçilik Anketi’nin de sonuçlarını paylaştı. 

 

EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı Cem Çamlı,

TAYSAD Rekabetçilik Anketi sonuçlarını değerlendirerek,

“Son 12 aya baktığımızda;
yeni ürün proje kazanımlarında,

2024’e kıyasla; 11 puanlık bir artış görüyoruz.

Ancak; bu olumlu tabloya rağmen,

kaybedilen projelerin büyük bölümünün, Çin başta olmak üzere;
Polonya, Çekya, Hindistan ve Romanya’ya gitmesi,

küresel rekabetin; ne kadar sertleştiğini ortaya koyuyor.

 

Kazanılan projelerin;
yüzde 34’ünün içten yanmalı,

yüzde 26’sının elektrikli ve

yüzde 13’ünün hibrit araçlara yönelik olması;

yüzde 27’sinin ise; otomotiv dışı farklı sektörlerden gelmesi,

tedarik sanayisinin yeni projelerle ve farklı sektörlere yönelerek;
kendine yeni bir yol aradığını, açıkça ortaya koyuyor”
dedi.

 

Ankete göre;
otomotiv tedarik sanayisinde rekabetçiliği etkileyen temel faktörler,

şöyle sıralandı:

 

- Yüksek iş gücü maliyetleri,

- döviz kuru,

- faiz yükü/krediye erişim zorluğu.

 

Ankete katılan firmaların yüzde 43’ü;

satışlarının yarısından fazlasını, ihracat olarak gerçekleştiriyor.

 

Katılımcılar, 2026 yılında ihracat artışında;
tedbirli ama, olumlu bir gelişim beklediği yönünde görüş belirtiyor.

 

Buna göre;
katılımcıların yüzde 34’ü,

önümüzdeki 12 ayda ihracatını artırmayı öngörürken;
yüzde 27’si de gerçekleştirdiği ihracatın, azalacağı yönünde görüş bildirdi.

 

2025 yılında düşen kapasite kullanımına rağmen;
TAYSAD üyelerinin yüzde 32’si,

2026 yılında kapasite yatırımı yapmayı planlıyor.

 

Yatırım planı yapan firmaların;
yüzde 15’i iç aksam,

yüzde 11’i aktarma organları,

yüzde 11’i şasi,

yüzde 8’i ise; gövde alt sektörlerinde faaliyet gösteriyor.

 

 

Tarih: 29-12-2025

FACEBOOK YORUM
Yorum