Turizm arsalarının değerini katlayan 4 stratejik avantaj
Gayrimenkul yatırımı denildiğinde,
akla ilk olarak; büyükşehirlerdeki konut projeleri gelse de
turizm bölgelerindeki arsalar, yatırımcıların radarındaki yerine koruyor.
Dünya genelinde tatil alışkanlığı ve turizm sektörünün bitmeyen dinamizmi,
kıyı şeritlerindeki ve turistik lokasyonlardaki toprak parçalarını;
adeta, birer altın madenine dönüştürebilir.
Turizm imarlı arsaların;
otel, motel, tatil köyü veya butik tesis gibi
konaklama odaklı ticari işletmeler kurmak için tasarlandığını anlatan
İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi,
bu alanlarda; genellikle emsal (inşaat alanı) avantajlarının, daha yüksek olduğuna belirtti.
Turizm bölgelerinde arsa yatırımını cazip kılan temel kriterler nelerdir?
Turizm bölgelerinde, arsa yatırımı yapılması ve
bu yatırımı cazip kılan temel unsurların neler olduğunu paylaşan Dindi,
şunları anlattı:
1-Sınırlı arz ve sürekli artan talep bulunuyor:
Bir ürünün, miktarı sınırlıysa ve
ona olan talep sürekli artıyorsa; değerinin katlanması kaçınılmazdır.
Turizm bölgelerindeki imarlı veya imara açılma potansiyeli olan arsalar;
tam olarak, bu tanıma uyuyor.
Deniz kenarında, doğayla iç içe veya tarihi merkezlerin yakınında
yeni bir toprak parçası üretmek imkansızdır.
Toprak alanı sınırlıdır ve ancak;
buralarda otel, villa veya butik tesis açmak isteyen yatırımcıların sayısı da
her geçen gün artmaktadır.
Burada “sınırlı arz” avantajı;
arsa değerinizin orta ve uzun vadede, geometrik olarak katlanmasını sağlıyor.
2-Değişen turizm trendleri: Glamping ve Tiny House akımı bulunuyor:
Pandemi sonrasında, turizm algısı da değişti.
İnsanlar bir bölümü; artık devasa ve kalabalık oteller yerine;
doğanın kalbinde, izole ve özgür tatil seçeneklerini tercih etmeye başladılar.
Bu durum,
Tiny House (küçük ev), Glamping (lüks çadır kampı) ve
ekolojik turizm projelerine olan talebi artırmaktadır.
Turistik bir bölgede alacağınız bir arsa,
sadece büyük bir otel projesine satılmak durumunda değildir.
Çok daha düşük bütçelerle bizzat hayata geçirebileceğiniz ya da
kiraya verebileceğiniz;
Tiny House, Glamping gibi bu tarz trend projeler için biçilmiş kaftan olabilir.
3-Yüksek likidite ve esnek geliştirme seçenekleri bulunuyor:
Arsa; üzerine ne inşa edeceğinize sizin karar verdiğiniz, esnek bir tuvaldir.
Turizm bölgesindeki bir arsayı;
a) Hiç dokunmadan, bölge prim yaptıkça sadece elinizde tutarak;
(al-unut stratejisiyle) ileride yüksek karla satabilirsiniz.
b) Bir turizm yatırımcısına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı modeliyle devredebilirsiniz.
c) Dönemsel/uzun dönemli yüksek kira getirisi sağlayacak
butik konaklama tesislerine dönüştürebilirsiniz.
Turistik lokasyonlarda alıcı kitlesi, sadece yerel yatırımcılar değil;
uluslararası fonlar ve yabancı yatırımcılar da olduğu için
bu arsaların likiditesi (nakde çevrilme hızı), normal arsalara göre; çok daha yüksek oluyor.
4-Altyapı ve devlet yatırımlarının getirdiği değer artışı bulunuyor:
Turizm bölgeleri, devletlerin ve yerel yönetimlerin;
altyapı (yeni otoyollar, havalimanları, marinalar) ve üstyapı yatırımlarında,
her zaman önceliklidir.
Bugün, “gelişmekte olan” bir turizm kasabasından alacağınız bir arsa;
birkaç yıl sonra, yakınına yapılacak bir havalimanı veya otoyol projesiyle;
bir gecede değerini birkaç kat artırabilir.
Yatırım, bugünün merkezine değil; yarının parlayan yıldızına yapılmalıdır.
Tarih: 21-07-2026