içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

'Sismik hareketliliğin yaşandığı tüm metropolitan kentlerde; deprem dayanıklılığı ile altyapı, ulaşım ve çevresel gelişmenin birlikte değerlendirilmesi; ortak bir gereksinim'

'Sismik hareketliliğin yaşandığı tüm metropolitan kentlerde; deprem dayanıklılığı ile altyapı, ulaşım ve çevresel gelişmenin birlikte değerlendirilmesi; ortak bir gereksinim'

 

Türkiye’nin önde gelen kurumsal inşaat projelerinde edindiği mesleki deneyimi,

sistematik bir yaklaşıma dönüştürerek; akademik metodolojiye taşıyan Mimar Işıl Yıldız;

büyük ölçekli karma projelerde, tekrarlayan koordinasyon sorunlarından yola çıkarak;
Intelligent Coordination Framework - ICF (Akıllı Koordinasyon Çerçevesi) ve

kent ölçeğindeki karşılığı olan

İstanbul Dönüşüm Teorisi’ni (Istanbul Transformation Theory-ITT) geliştirdi. 

 

Büyük ölçekli kentsel dönüşüm projelerinde;
tasarım, mühendislik, kamu süreçleri ve yapım kararlarının;

eş zamanlı yönetilmesinin, hayati bir önem kazandığına dikkat çeken Mimar Işıl Yıldız,

“Projelerin ölçeği büyürken;

kararlar, birbirinden bağımsız alınamaz.

 

Koordinasyon, projenin sonunda yapılan bir kontrol faaliyeti değil;

sürecin en başında kurulan, bütünleşik bir sistem olması gerekiyor.

 

Geliştirdiğim ICF ve ITT ile

kentsel dönüşümde verimlilik ve kentsel dirençlilik alanlarında,

bütünleşik bir planlama yaklaşımı sunuyorum.

 

ICF’nin temel mantığı şöyle:

Mimari bir karar;

mühendislik sistemlerini, yapım yöntemini, proje programını ve maliyetleri,

doğrudan etkiler.

 

Tasarım, mühendislik, mevzuat, yapım ve kalite güvencesini

bağımsız aşamalar değil; birbirini etkileyen parçalar olarak, ele alıyorum.

 

Bir cephe kararını, yalnızca görünüş veya maliyet üzerinden değil;

statik yük, yangın güvenliği, belediye onayı, malzeme tedariki ve

şantiye uygulaması üzerindeki etkileriyle; aynı anda, değerlendiriyorum.

 

Bu bağlantılar erken kurulduğunda;

revizyonlar, tekrarlayan işler ve zaman kayıpları, en aza inerek;
gerçek proje verimliliği sağlanıyor."
dedi.

 

Proje ölçeğindeki bu bütünleşik yaklaşımı;
mahalle ve metropolitan ölçeğe taşıyarak, ITT kavramını geliştiren Yıldız;

kentsel dönüşümün, yalnızca bina yenilemekten ibaret görülemeyeceğini

altını çizerek belirtiyor:

 

"Binlerce konutun yenilendiği bir bölgede;

altyapı, ulaşım, sosyal donatı, enerji, çevresel performans ve

uzun vadeli dayanıklılık; dönüşümün, ayrılmaz bir parçasıdır.

 

ITT, yüksek deprem riski taşıyan metropolitan bölgelerde;

dönüşümü, yapı ölçeğinin ötesine taşıyarak;
altyapı, yönetişim, teknoloji ve toplum katılımıyla birlikte ele alan;
bir planlama çerçevesidir.

 

Deprem dayanıklılığı, yalnızca binanın taşıyıcı sistemiyle ilgili değildir;

afet sonrasında ulaşımın, altyapının, acil erişimin ve temel hizmetlerin çalışabilmesi

kentin gerçek dayanıklılığını oluşturur."

 

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı gibi gelişmelerin;
şehir yönetiminde, veri ve sistem entegrasyonunu;
ön plana çıkardığını belirten, Mimar Işıl Yıldız;
geliştirdiği modellerin, küresel ölçekteki geçerliliğine ilişkin;
şu değerlendirmede bulunuyor:

 

“ICF ve ITT kapsamında ele aldığım koordinasyon sorunları,

yalnızca İstanbul’a özgü değil. 

 

Geliştirdiğim bu çerçeveler, hazır bir reçetenin kopyalanmasından ziyade;
bütünleşik planlama prensiplerinin,

farklı küresel koşullara uyarlanabilmesini sağlıyor.

 

Gelecekte, büyük projelerin başarısı;
kararların, ne kadar erken koordine edildiği ve

uzun vadeli dayanıklılık hedeflerinin, sürece ne ölçüde dahil edildiğiyle ölçülecek."

Tarih: 02-11-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum