içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

'Dijital ticaret 24 saat çalışıyorsa, ihracat sistemimizin de bu hıza cevap verebilmesi gerekir'

'Dijital ticaret 24 saat çalışıyorsa, ihracat sistemimizin de bu hıza cevap verebilmesi gerekir'

 

Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar,

e-ihracatın, artık alternatif bir satış kanalı değil;
ülkelerin, ihracat stratejilerinin temel unsurlarından biri haline geldiğini vurguladı.

 

Çınar,

“Dünya ticaretinin, kuralları değişiyor.

Eskiden; ihracat denildiğinde, aklımıza;
fabrikalar, konteynerler, limanlar ve gümrük kapıları geliyordu.

Bunların tamamı, elbette önemini koruyor.

Ancak; bugün bunlara, bir yenisi eklendi: Dijital sınırlar.

Artık; dünyanın en büyük mağazaları, caddelerde değil; ekranlarımızda.

Türkiye'nin de bu değişimi, çok doğru okuması gerekiyor.” dedi.

 

E-ihracatın, Türkiye açısından taşıdığı önemin;
yalnızca rakamlarla ölçülmemesi gerektiğini belirten Çınar,

sistemin; özellikle KOBİ'lerin, küresel pazarlara ulaşmasını kolaylaştırdığına dikkat çekti.

 

“Geleneksel ihracatta;
bir firmanın farklı ülkelerde müşteri bulması,

dağıtım ağı oluşturması ve marka bilinirliği yaratması, yıllar alabiliyor.

Dijital platformlar ise;
Anadolu'daki küçük bir üreticinin dahi,

dünyanın diğer ucundaki tüketiciye ulaşabilmesini mümkün hale getiriyor.

İşte, e-ihracatın gerçek gücü; burada.”

 

Çınar'a göre;
Türkiye'nin güçlü üretim kapasitesi,

Avrupa'ya yakınlığı,

gelişmiş lojistik altyapısı ve geniş KOBİ tabanı;
e-ihracat açısından, önemli avantajlar sağlıyor.

Ancak; bu potansiyelin kullanılabilmesi için

e-ihracatın, sadece; elektronik pazaryerlerine ürün koymak olarak görülmemesi gerekiyor.

 

Çınar,

“Gümrük işlemleri, hızlı kargo, mikro ihracat, ödeme sistemleri, iadeler, depolama,

ürün güvenliği, yapay zekâ, veri analitiği ve dijital pazarlama;
birbirinden bağımsız düşünülemez.''

 

Türkiye'nin, 2026 yılı sonunda;
6 milyar dolarlık e-ihracat hacmine ulaşmayı hedeflemesi, önemli bir aşama.

Ancak, Çınar'a göre; Türkiye, daha iddialı düşünmeli:

 

“Türkiye'nin önündeki mesele;
yalnızca 6 milyar dolara ulaşmak değildir.

Asıl mesele;
toplam ihracatımız içerisinde e-ihracatın payını, kalıcı biçimde yükseltmek ve

binlerce yeni şirketimizi, ihracatçı haline getirmektir.”

 

Çınar; sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Türkiye, üreten bir ülke.

Güçlü bir sanayi altyapımız, girişimci insanımız ve

çok önemli bir lojistik avantajımız var.

Şimdi; bunların yanına, güçlü bir dijital ihracat kültürü koymalıyız.

 

Önümüzdeki dönemin ihracatçısı, sadece üretmeyi bilen değil;

veriyi kullanan, yapay zekâdan yararlanan, dijital pazarlamayı bilen ve

dünyanın herhangi bir noktasındaki tüketiciye,

doğrudan ulaşabilen ihracatçı olacak.

 

Türkiye'nin hedefi, yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil;
daha fazla Türk markasını, dünyanın dijital raflarına çıkarmak olmalı.

 

Dünya ticareti, dijitalleşiyor.

Türkiye, bu dönüşümü izleyen değil; yön veren ülkelerden biri olmalı.”

Tarih: 26-09-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum