'Çok parçalı bir mirasta; adalet, taşınmazları saymakla değil; doğru değerlemekle sağlanır'
Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler,
güvenilir bir değer tespitinin;
miras paylaşımında uzlaşmayı kolaylaştıran,
en önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek;
“En iyi miras paylaşımı, mahkemeye hiç gitmeyendir.
Mirasçılar, güvenilir bir değer tespiti aldığında;
anlaşmazlığın büyük kısmı, daha dava açılmadan çözülüyor” diyor.
Bu noktada, en kritik yanılgılardan biri;
eşit paylaşımın “eşit sayıda taşınmaz” anlamına geldiği düşüncesi olarak öne çıkıyor.
Oysa; her taşınmazın lokasyonu, kullanım potansiyeli, kira getirisi ve
piyasa değeri, farklı olduğu için adil paylaşım;
ancak, bağımsız ve doğru değerleme ile mümkün olabiliyor.
Çoklu gayrimenkul portföylerinde, tablo daha karmaşık hale geliyor.
Tek bir daire ya da arsanın paylaşımından farklı olarak;
birden fazla taşınmazın aynı miras içinde yer aldığı durumlarda,
eşitlik kavramı; sayısal değil, değer bazlı bir dengeye dayanıyor.
On taşınmazdan oluşan bir portföyün, beş mirasçı arasında paylaşımında;
her bir varlığın konumu, kullanım potansiyeli, kira getirisi ve likiditesi farklı olduğundan;
yalnızca “kaç taşınmaz kime düştü” yaklaşımı, adil bir sonuç üretmiyor.
Bu tür yapılarda denge, tüm portföyün;
tek bir değer sistemi içinde ele alınmasıyla kurulabiliyor.
Bu nedenle;
çok parçalı miraslarda taşınmazların, tek tek değil;
bütüncül şekilde değerlenmesi ve
aradaki farkların, nakdi denkleştirme ile kapatılması gerekiyor.
Aksi halde, görünürde eşit ancak; ekonomik olarak dengesiz, paylaşımlar ortaya çıkabiliyor.
Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler;
miras ve çoklu portföy paylaşımında doğru değerlemenin,
uzlaşmanın temelini oluşturduğunu belirtiyor.
Sönmezler,
“Doğru ve bağımsız değerleme;
mirasçılar arasında, ortak bir güven zemini oluşturur.
Bu güven zemini,
uzlaşmayı kolaylaştırır ve
aileleri; uzun, yıpratıcı hukuki süreçlerden koruyabilir.” diyor.
-----
Türkiye’de her yıl, on binlerce aile;
miras kalan bir gayrimenkulü paylaşamadığı için mahkeme kapısına dayanıyor.
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları;
2014 yılında yaklaşık 25 bin seviyesindeyken,
2021’de 54 bini aşarak son 10 yılda iki kattan fazla artış gösterdi.
Ortaklığın giderilmesi davalarındaki artış;
miras paylaşımına ilişkin uyuşmazlıkların büyüklüğünü, ortaya koyuyor.
2023 yılında, zorunlu arabuluculuk sisteminin devreye alınmasıyla birlikte;
miras ve ortak mülkiyet kaynaklı uyuşmazlıkların,
mahkemeye gitmeden çözülmesi hedeflense de
2024 ve 2025 verileri; arabuluculuk sürecinde anlaşma oranlarının düştüğünü gösteriyor.
2024 ve 2025 yıllarında, yüz binlerce dosya arabuluculuk sürecine taşınırken;
anlaşma oranları, yüzde 24’ten yüzde 14’e geriledi.
Miras kalan taşınmazlarda yaşanan anlaşmazlıkların merkezinde,
gayrimenkullerin; gerçek piyasa değerine ilişkin, farklı beklentiler yer alıyor.
Bölünemeyen konut, arsa ve ticari mülkler;
çoğu zaman açık artırma yoluyla satılıyor ve
bu satışlarda piyasa değerinin altında sonuçlar oluşabiliyor.
Satışa bağlı yasal giderler ve harçlar da eklendiğinde,
mirasçıların elde ettiği net pay; önemli ölçüde azalabiliyor.
Tarih: 29-06-2026