gaziantep escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Kaçış

Türkiye’nin ortaya koyduğu performans, ekonomik konulardaki hatalı ve kimseyi dinlemeyen yaklaşımlar ne yazık ki bir ‘kaçış’ problemini önümüze getirdi. Bunu söylediğimizde hemen herkesin aklına genç yeteneklerin yurtdışına gitme planları geliyor değil mi?

 

Haklısınız, bu yönde çok ciddi bir eğilim var. Hatta fiziki olarak gitmeyip, yeni ekonominin getirisi olarak uzaktan çalışma yöntemiyle, sınır içinde bunu yapanların da olduğunu biliyoruz. Ayrıca yapılan araştırmalar gösteriyor ki, fırsat bulunduğu anda fiziki olarak gitme eğilimi de göz ardı edilemeyecek oranda yüksek.

 

Elbette içinde bulunulan ekonomik koşullar kadar, gidenlere sorduğunuzda ilk yanıt olan iki kavram var. Huzur ve gelecek kaygısı... Ne yazık ki firmalarımızın en büyük problemlerinden biri haline geldi ve döviz bazında verilen rakamlara da yetişme olanakları yok.

 

Öte taraftan kendilerini geliştiremedikleri sürece de ‘nitelikli eleman’ sorunu üzerinden meseleyi gölgelemeye ve belki de hızla eski ekonominin şirketleri ve patronajı olmaya sürüklendiklerini görmekten imtina etmeye devam ediyorlar.

 

Fakat mesele şimdi biraz daha sorunlu bir hal aldı. Düne kadar gençlerin gitmesinden yakınılırken, şimdi ülkeden şirketler kaçmaya, yatırımlarını kaydırmaya başladılar. Bunun vergiden istihdama, üretim ekosisteminden ülkenin marka değerine kadar bir çok olumsuz çıktısını da önümüzdeki süreçte yaşayacağız.

 

Başta enflasyon gerekçe gösterilerek, ama dip detaylara indiğinizde Türk Malı ibaresinin geçer akçe olmak konusundaki sıkıntılarından kazanılmayan paranın vergisinin istenmesine kadar birçok başlığın karşımıza çıkabileceği bir durum ile karşı karşıyayız.

 

Hatırlayanlar olacaktır. Kur korumalı mevduat sonrasında yapılan uygulamalardan biri neydi? Halen de geçerli olan gelen ihracat gelirlerinin yüzde 40’ının Merkez Bankası’nda TL’ye park edilmesi. İhracat için kredi kullanmak isteyenler ne yapacaktı? Yüzde 30 daha çalıştığı bankaya TL’ye park edip, belli bir süre de döviz talebinde bulunmayacaktı.

 

Bunun çok hatalı bir işlem olduğunu o gün ‘ya getirmezlerse’ başlığı ile yazmıştım. Nitekim süreç içinde getirmemeye başladılar. Yurtdışında açılan hesaplara kaydırılan gelirler, bir süre sonra dikkat çekti ve belli bir süre içinde getirilmesi baskısı ile düzenlemeler devreye girdi.

 

Oysa onun da bir sonraki adımını o yazıda yazmıştım. ‘Dinlemek yerine zorlarsanız yatırımlarını kaydırırlar’ diye anlaşmıştım. Nitekim şu an ikinci faza geçilmiş gözüküyor. Başta Mısır ve Doğu Avrupa ülkeleri olmak üzere şirketlerin yeni yatırımlarını ciddi teşvikler de verilen bu bölgelere kaydırmaya başladığı görülüyor.

 

Elbette işsizlikten başlayan bir dizi problemi tetikleyecek bir unsurdan söz ediyoruz. Siz halen istatistiklerde işsizliği yok saymaya devam edin. Bununla ilgili bir hamle de yapabilirler mi? Benim şüphem bile yok. Çünkü ders almak yerine, hatada ısrar etmek gibi bir anlayışları var.

 

O zaman yine o yazıda kaleme aldığım üçüncü fazı hatırlatayım. Daha da zorlarsanız, genel merkezlerini yurtdışına taşırlar ve artık Türk şirketi olmaktan çıkarlar. Ne dersiniz? Zorlayacak mısınız?

 

cetinunsalan@yahoo.com

Bu yazı 5147 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum